BİRLİKTE YAŞAMAK

BİRLİKTE YAŞAMAK

Bir toplum içerisinde yaşıyorsak eğer her şey toplumsal değer ve normlara göre belirlenir. Bu değerler de kişinin içinde bulunduğu ihtiyaç ve kişisel gelişim evrelerine göre şekillenir.

Ortak yaşama alanlarında paylaşımlar arttıkça uzlaşmalar ya da uzlaşamamalar ortaya çıkar. İlk sosyalleştiğimiz alan AİLE dir. Aile içinde bile her zaman ortak payda da birleşmek mümkün olmazken, okulda, otobüste, metroda, sinemada,…. Bir çok alanda ortak paylaşıma maruz kaldığımız her yerde farklılıkların kendini göstermesi çok normaldir aslında.

Peki birlikte yaşama bilinci neleri gerektirir;
Sevgi, saygı ile davranmayı
Üzerimize düşen sorumlulukları yerine getirmeyi
Çevreye karşı duyarlı tutumlar sergilemeyi
Empati becerisini kazandırmayı
Din, dil, ırk, düşünce ayrılığı gözetmeksizin tüm insanları insan olarak görmeyi

İşte bunlara dikkat etsek toplum, dünya daha yaşanılası olmaz mı?
Yapılan bir araştırmaya göre kendini güvende hissedebilme duygusunun yerini başka bir şeyin alması mümkün değilmiş. Peki bu duygu ilk nerde başlar? Tabiki önce aile sonra okul ve çevre. Çocuğun kendini güvende hissetmesi onun ifade özgürlüğü ve sosyal çevresi tarafından kabul edilmesi ile mümkün olacaktır. Bir çocuk eğer duygularını doğru ifade edebiliyorsa mutlu, uyumlu, çatışmalardan uzak doğru karakter özelliklere kazanmaya hazır bir çocuk haline dönüşür.

Çocuklarımızın yeterli birey olması, sorumluluklarını üstlenmesi, kendi kararlarını verebilmesine ve yaşadığı problemleri kendi başına çözmeye çalışmasına olanak sağlanmasıyla MÜMKÜN OLACAKTIR.

BUNLARIN IŞIĞINDA ;
KENDİNİ NET BİR ŞEKİLDE İFADE EDEBİLMESİ İÇİN ONA GÜVEN ORTAMI OLUŞTURDUĞUMUZDA
ONLARIN VAR OLMASININ HER KOŞULDA NE KADAR ÖNEMLİ OLDUĞUNU
ÇOCUĞUMUZUN HER FİKRİNE SAYGI GÖSTEREREK ONUN DUYGULARININ NE KADAR DEĞERLİ OLDUĞUNU HİSSETTİRMELİYİZ.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir